11 Eylül 2009 Cuma

Bulutluluk Özlemi ve Yağmur Dansı Yapma İsteği

Uykum geldiii,



Daha doğrusu bir süredir amaçsızlıktan kaynaklı bir sıkıntı dolanıyor etrafımda; bunalımlar falan, birde yeni iftardan kalkmışlığın verdiği rehavetle iyice kendimden geçtim. Canım sıkıldı, bugün fazla yağmur da yağmadı ona da kafam bozuk zaten iyice bunaldım. Aslında öyle işsiz güçsüz de değilim. Vakit bulamayıp yapamadığım zaman, yapamıyorum diye dert yandığım tonla iş var ama yine de yapmak gelmiyor içimden. Annem haklı valla, tembellik bu…
Neyse böyle bütün gün kafa karışıklığıyla oturdum; aman sakın öyle mutsuz falan sanmayın, neşem yerinde benim de çok iyi değilim o kadar.
Aslında anlatacak bir sürü hikayem varda hem yazmaya üşeniyorum, hem kötü yazmaktan korkuyorum hem de sizi sıkar mıyım emin olamıyorum:S Böyle bir manyak bu Callieach Bheur anlayacağınız.
Bu hafta sonu ilk defa lisans eğitimine başlayacak olanların ders seçimi var. Aman! Bir geriliyorum anlatamam; cidden sanki hiçbir ders alamayacakmışım geliyor. Bak hatırlayınca tüylerim kalktı.Üff...
Grizabella The Glamour Cat, çalıyor şimdi. Birazcık da olsa sakinleştirici bir etkisi var bu şarkının, kediler iyi hayvanlar ; gerçi şarkı hüzünlendiriyor hafiften ama olsun.


 She haunted many a low resort
Near the grimy road of Tottenham Court;
She flitted about the No Man's Land
From The Rising Sun to The Friend at Hand.
And the postman sighed, as he scratched his head:
"You'd really ha' thought she'd ought to be dead
And who would ever suppose that that
Was Grizabella, the Glamour Cat!"


Grizabella’dan bahsedince aklıma geldi bakın, T.S. Eliot’ın Old Possum's Book of Practical Cats adlı şiir kitabını arıyorum, ben daha bulamadım, bulanınız olursa lütfen haber versin.
Programımı iki gün önce ayarladım, umarım derslerimi alırken sorun çıkmaz. Evet, birden konudan konuya geçivermiş oldum sık yapıyorum bunu, ne yapayım? Aklım hala derslerde, yarın bir arkadaşımın tavsiyesi doğrultusunda gidip okuldaki bilgisayar lab.larından yer ayırtacağım. Bana şans dileyin de işim rast gitsin yoksa kurdeşenim azıverecek, yine şişeceğim. Kurdeşenimin hikâyesini bir gün anlatırım size, sıkıcı sayılmaz beni uzun bir süre süründürdü.
Evde Neskafe yok, bende doğaçlama yaptım. Bolca kakao ve türk kahvesini azıcık kaynar suda karıştırıp üzerine şeker ve 4 tane damla çikolata attım. En sonunda da ısıttığım sütü bir güzel üzerlerine boca ettim: D Gayet güzel oldu, tavsiye ederim eğlenceli iş, eğer benim gibi mutfakta vakit geçirmeyi seviyorsanız. Mutfağı severim ben, lakin feci derecede acemiyim henüz. Bundan bir an önce kurtulmam gerek, ilk hedefim kek yapmayı öğrenmek şu sıralar. En son krep yapmıştım. Ya da denemiştim desem daha doğru olacak çünkü sonucu da süreci de pek gururlandırıcı olmadı, zaten yardım almasaydım altından da kalkmayacaktım ya. Bu da daha sonra anlatacağım bir hikâye olsun, yeterince utandırıcıydı yine de bana iyi bir ders oldu. Neyse canım şimdi önümüze bakalım, bu yaptığım, güzel bir içecek oldu üzerinde çalışmam gerek [ Ooo, Annem bundan hiç memnun kalmayacak ama olsun=))) ] biraz daha homojenleşmesi gerekiyor.
Böyle bir gün geçti yani evde, üzerinde çalışmak istediğim şeylere çalışamadım. Birkaç kitap var almak istediğim, elimdeki parayı denkleştirirsem alacağım. Geçen aybaşında ilk defa Ursula K. Le Guin’in bir kitabına başladım, etkileyici bir üslubu var kadının. Eğer Fantezi Edebiyata önyargınız yoksa Yerdeniz Büyücüsü’nü ve Yerdeniz Serisinin ikinci kitabı Atuan Mezarları’nı tavsiye ederim; serinin devamını daha okuyamadım ama niyetliyim, başlayacağım vakit bulunca.


Ah, Bernadette Peters söylüyor. Kendisi 61 yaşında sevimli bir hanımefendidir, buğulu sesinde ilginç bir cazibesi var, kendisini daha hiç izleme şansım olmadı ama şarkılarına aşinayımdır. Şu anda Easy Street’i söylüyor. Her daim küçük bir kız çocuğununki gibi bir sese ulaşabilir. Şimdi de “Hit Me with A Hot Note”’u söylüyor.

Hit me with a hot note and watch me bounce
Hit me with a hot note and watch me bounce
When trumpets heat up, Gimme a rug to beat up
Hit me with a hot note and watch me bounce



Hit me with a hot note and watch me burn
Slap me down with rhythm from stem to stern
When saxes flare up, how can I keep my hair up?
Hit me with a hot note and watch me bounce.





Sanırım bugün başka bir şey olmadı.

Yağmur hala gelmedi, hüzünle bekliyorum ama yarın yağmaya devam edecekmiş, bende dışarıda olacağım zaten. Ayazağa’ya gitmem gerekiyor yer ayırtmak için. Yarın iki saatim yolda geçecek, hafta sonum da malum. Yine bir aksilik olmadığı sürece bir sorun yok benim için, hallolsun yeter.


Öyle yani Çatı'nın Sevgili Ziyaretçileri, Cadı Karının Çatısı bugün daha az ıslaktı çünkü dünkü yağmurun suyu kurumaya başladı. Yarın dışarı çıkacaklar şemsiyelerini almayı unutmasın, tabi bazılarımız gibi ıslanmayı sevenler için geçerlideğil bu.  =)


Callieach Bheur mutlu geceler diler hepinize ve umarım Eylül’ünüz güzel geçiyordur. Ben benimkini sizinle paylaşmaya devam etmeye çalışacağım, yazabildiğim ve siz ilgilendiğiniz sürece.


Bugünün büyüsünün adı daha sıcak bir gün olduğu için “Sinistrari’nin Hediyesi” olsun.


Sevgili Bernadette şimdi de "Broadway Baby'"i söylüyor, ne güzel...


Herkese iyi geceler ve uyuyacak olanlara hoş rüyalar…










Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Takipçiler =)

Gelenler Gidenler