25 Temmuz 2012 Çarşamba
24 Temmuz 2012 Salı
Hakkında Olmadan
Ben hayatta bazı şeylerin sürekli döndüğüne inanlardanım. gördüğüm ve deneyimlediğim de budur, inandığımdan mıdır gördüğüm bilemem ama mevsimlerimiz var açıkça. Hayatı utanmadan dörde bölmeye kalkanlara kızıyorum çünkü hiçbir ömür tek bir bahara bağlı değil. Elbette kaçan fırsatlar oluyor ama değişen bir renkle yenileri geliyor. Uzunlarda ve kısalarda kendi mevsimlerinizin hakkını verin, sonuçta sürekli yaşlanıp yaşlanıp gençleşiyouz bir ömür içinde.
Bu yüzden hayat bir toplamdan oluşuyor. Dönüşler ve devirler ile bir şekilde bir yerde yaklayabiliyoruz o istediğimiz lokmayı, sonrası ise yenilik oluyor; çıkabiliyorsanız tekrarı bırakıyorsunuz.
Bekleyin ve aramaya devam edin, sıkılırsanız da dinlenin ama dinlenirken bir şeyleri elbet kaçıracaksınız.
21 Temmuz 2012 Cumartesi
Yarılma Enerjisi
Anlattığın hikayeler sıkıcıysa ya da sıkıcı olmadan da dinlenmiyorsa susar mısın? Kimsenin uğramadığı bir sokak olsan dahi var olmaya devam et, lütfen ve lütfen turuncu sokak lambaları sönmesin. Kimseyi aydınlatmadan sokağı sadece...
Bak birden yalnızlaştım, duygusallaştım sandım, durdum, duygusuzlaştım ama lütfen sen hikayelerini anlatmaya devam et. Bencilce talebim bu çünkü benden başkaları, en azından bir başkası olmalı, zayıflığımdır biraz.
Özür dileme devam et.
Yaz Ramazanları,
İşin kolaylığından değil elbette lakin Kış mevsim olarak benim gözüm her zaman için Ramazan'a daha uygun bir mevsim olmuştur. Yazın oruç tutmanın zorluğunu bazen dramatikleştiriyoruz ve bu da işi biraz sıkıcı yapıyor. Kış aylarının karanlık havası her şekilde bir iftar sofrası ile daha doğru bir uyum içinde sanki belki de benim ilk Ramazanlarım Kış Ramazanı olduğundan bu hislerle doluyum. Yinde eğer hoş insanlar eksik değilse etrafınızda sahura kadar süren o gece nöbetleri sadece Yaz Ramazanlar'ında bulabileceğiniz bir şey.
Öpücükler
17 Temmuz 2012 Salı
Kalan
Tanışma hikayeleri her zaman güzel değildir ama insanlar
utanmazca bunları da paylaşmak için yırtınırlar. Ben çok sorarım ama bazen
karşınızdaki insanın çatır çatır yalan söylediğini
fark edersiniz, gülersiniz.
Şu kursa başladığımdan beridir olabildiğince düz bir yolda ilerledim. Aslına
bakarsanız burada anlatmasam da biraz sıkıntılıydı benim gibi tembel olup bazı
şeyleri çevirmek. Benden duymaya alıştığınız bir sürü “Cadı Karı” vıdıvıdısı
işte… Güzel olanlardan biri ise bu yolda hiç düşünmediğim bir yoldaş bulmamdı.
Size tanıtmak adına ona “Osmiyum tetraoksit” adını takayım (Ne vakittir
kimselere isim vermiyordum Çatı’da.). Sürekli bir şekilde aynı sınıfta aynı
hocalarla temmuz kursuna kadar geldik. Nasıl biridir derseniz neşelidir, yemek
yemeyi sever ve kahveye bayılır. Sevimli ve renkli bir kişilik kısaca, aynı
zamanda bir blogger kendisi, 7gun7film.blogspot.com adresinde yazanlardan biri.
İnsanlarla tanışmak sürpriz yumurtalar gibi geliyor bazen iki günde kanepenin
altında kaybolan bir oyuncak çıkıyor Kinder yumurtasından bazen de
komodininizin üstünde tuttuğunuz bir ışıltı kaynağı. Bu tatlı arkadaş “Übersetzunwissenschafht”
okuyor ve tam bir lisan tutkunu, yani
tatlı bir insan olmanın bir çok özelliğini taşır.
Neyse, Çatı’da bahsi geçmese olmazdı zaten 9 ay geç kaldı bile bu bahis.
Kendinize iyi bakın Ziyaretçiler,
Auf Wiedersehen
16 Temmuz 2012 Pazartesi
Denizde Otobüs Yarışları
Avşa Adası'ndan 19.00'da kalkan deniz otobüsü haşırt diye 18.30'da kalkan deniz otobüsünü geçince, zaten yavaş gitmesinden rahatsız olan bir grup yolcu 18.30'da kalkan deniz otobüsünün kaptanı ile kavga etmişler. Kaynağım sağlam.
Ben 19.00 kalkışlı deniz otobüsünde idim ve pazar günü akşam 22.00'da İstanbul'a vardım.
İstanbul güzel ama yapış yapış olmuyoooor!
Metrobüs ise bir şehir kabusu, üç kuruşluk otobüslerde bile klima açılırken, İstaiklal Caddesi'ndeki DeFacto veya Mavi tek başlarına neredeyse tüm caddeyi soğutabiliyorken koskoca belediye "kıç" kadar aracı soğutamıyor. Hayır ama cidden yakında koka koka öleceğiz.
Bu arada Koordinasyon kimyası tüm hızıyla devam etti bugün, sınıf 16 dereceydi ve pek keyifli geçti ders. Hocanın keyfi de pek bir yerindeydi ama ne yalan söyleyeyim, katalizörler hakkında daha fazla şey öğrenesim vardı.
Yine de çoğu hoş insanlardan oluşan bir sınıf harika olabiliyor.
Ben 19.00 kalkışlı deniz otobüsünde idim ve pazar günü akşam 22.00'da İstanbul'a vardım.
İstanbul güzel ama yapış yapış olmuyoooor!
Metrobüs ise bir şehir kabusu, üç kuruşluk otobüslerde bile klima açılırken, İstaiklal Caddesi'ndeki DeFacto veya Mavi tek başlarına neredeyse tüm caddeyi soğutabiliyorken koskoca belediye "kıç" kadar aracı soğutamıyor. Hayır ama cidden yakında koka koka öleceğiz.
Bu arada Koordinasyon kimyası tüm hızıyla devam etti bugün, sınıf 16 dereceydi ve pek keyifli geçti ders. Hocanın keyfi de pek bir yerindeydi ama ne yalan söyleyeyim, katalizörler hakkında daha fazla şey öğrenesim vardı.
Yine de çoğu hoş insanlardan oluşan bir sınıf harika olabiliyor.
![]() |
| Kışlıklar iyi arkadaşlar gibi, yazın terletseler de onları hep severiz. |
11 Temmuz 2012 Çarşamba
Alles Hat Seine Zeit
Das musst du nicht verstehen, verstehst du mich? Ich will in dein Herz, ob du willst oder nicht.
Bu kadar duygu gereksiz diyordum değil mi?
Hala öyle,
Bazen kızıp haykırmak gerekiyor çünkü hiçbir şey aynı olarak dönmez.
Hala öyle,
Bazen kızıp haykırmak gerekiyor çünkü hiçbir şey aynı olarak dönmez.
O ayrı...
8 Temmuz 2012 Pazar
Işıl Işıl
Metallerin üzerine daha çok şey görmek isterim ama bazı derslerin havasının yenilenmesi gerekiyor. Bu kesinlikle marka ile alakalı, hangi dersi nasıl sunmalıyım diye düşünmeli.
Bir de herkesin deli olacağı şey farklı olacaktır elbet ve mevzu ağırlıklı olarak hocasına da bağlanır. Öyleyse bir ders ve hocası bir bütün olarak markanın kendisini oluşturmaktadır. İmaj belki... Bu bahsettiklerimi üniversite veya özel kurslardaki dersler için düşünün, biraz "lernen" ve "studieren" arasındaki fark gibi.Tüm ambiyans bir şekilde bunlara bağlanmakta ama çevresel etkiler (mevsim, dersi alanlar, sınıf...) değişebileceğinden aynı zamanda hepsi de bir kereye özel, bir döneme özel, bir deneyim olarak kalıyor; özel üretim gibi.
Şimdi oturmuş Koordinasyon kimyası çalışıyorum. Tüm o metaller ve geçişler ve ligandlar ve geometriler ve spinler ve ve ve ve
aslında harikalar ama dürüst olalım yaz okulunda bana organik bile fazla gelir. Yine de dersi aldığım hoca kesinlikle ders almak isteyeceğim harika insanlardan biri. Ders ise aslında onca teması ile sizi büyüleyebilir bile,,,
Seni Sevmeyen Ölsün
Dün benim için en kıymetli insanlardan birinin doğumgününü kutladık. Pazartesi saat 13.30’da Koordinasyon Kimyası vizem olduğundan ilk başta gitmemeyi düşünsem de bir başka “harika” dost tarafından doğru yola çekildim. Gecenin detaylarını nasıl anlatırım bilemem, aslında gerekli de değil sanki.

Böyle zamanlarda aslında kendime cidden haksızlık yaptığımı düşünüyorum. Neden sevdiğim insanlar bu kadar yakınımdayken, bir şekilde uzakta kalıyorum onlara? İnsanın etrafındaki insanlar onları huzursuz eden kişilerse bunalıyor çünkü bazı insanlardan gerçekten uzak durmanız gerek; zararlılar. Yine de uzak duramıyorsunuz, Sartre’ın “Huis clos” yardımıyla gösterdiği gibi. Oyunu fazla teke indirgedim gibi oldu ama sadece benzetme olarak siz bunu.
Neyse,
Tüm gece harikaydı, Zambak Prenses iyi ki doğmuş diyorum hala kendime, kesinlikle hayat onsuz aşırı sıkıcı olurdu ki böyle bile sıkıcı olabiliyor. Bir masa dolusu güzel insan,,,
Bazı arkadaşlarınızı daha bir eşit seversiniz hani onları daha bir kollarsınız ya da milletin gözünü oynamaya hazırsınızdır, işte dün gece öyle tatlı bir hanımın doğumgününü kutladık ve masada öyle birkaç harika insan vardı. Üstelik kimisini epeydir göremiyordum.
Bir taneceğimizle nice mutlu, bereketli, neşeli yıllara,,,
7 Temmuz 2012 Cumartesi
3 Temmuz 2012 Salı
Söz veriyor musunuz?
Maggie Smith, her geçen gün daha çekici geliyor. Bizim neslimiz için bir şekilde hep "Sevgili Minerva" olarak kalacak belki ama sırf beslenmek için sürekli-sürekli didiklenecek tarafımdan.
Oluşturduğu karakterler bir şekilde hep etkiliyor beni. Çok farklı bir detay mantığı var ve açıkçası bunun hakkında da konuşmayı sevmiyor gibi. Kaybettiğini söylüyor.
İyi geceler,
Şans dileyin yarın sınavım var.
Detay değil
İşin en güzel yanı, hayatınızda istediğiniz değişiklikleri yapmanın çok kolay olması. İTÜ Sahnesi ile birlikte tiyatro yaparken fark ettiğim bir mevzu ile doğrudan alakalı olduğunu düşünüyorum bunun. Vücut farkındalığı meselesinde her zaman felaket derecede kötü oldum; aslında vücudu gereksiz kasılmalardan kurtarmak ve alışkanlıklarından sıyırarak çok daha temiz ve rahat hareket etmek mümkündü. Belli oranda aşama kaydetsem de bu mevzu üzerine düşünürken yaşam dinamiğini düzenlemek için de aynı şeyi yapmanın mümkün olduğunu deneyimledim. Sürekli alışkanlık haline gelmiş düşünce kalıpları ve sözler aslında bir şekilde suyun önündeki taşı oynuyorlar ve her şeyin yönünü belirliyorlar. Hayatı aynı şekilde yaşarsanız ya da şöyle söyleyeyim, hayatı zor yaşarsanız üzülürsünüz. Rezil olmayacağımızı anlamamız gerekiyor ve yaptıklarımızla utanca boğulmaktansa, şimdiki zamanda istediğimizin yanına kolayca gitmemiz gerekiyor.
Feldenkrais üzerine okumanızı öneririm.
İyi geceler,
İstanbul'da rüzgar var bu gece, hiç bitmesin.
![]() |
| Kasıldım |
2 Temmuz 2012 Pazartesi
Yeni Sınıflar
Detaylara boğayım;
Bugün Goethe-Institut'daki yeni kurun başlangıcıydı. Daha önce hiç kullanmadığım sınıflarından birine düştük bir arkadaşımla. Aslında tam anlamıyla bir mücadele oldu bizim için ama başarısız olduk. Akşam sınıfı açtıramadık.
Kayıt günü akşam sınıfına geçmeye ikna edemediğim bir çocuk ise bugün doğal olarak gözüme takıldı. Açıkça ona, "İntikamım çok acı olacak!" demiştim. Tabi , hayatımda ilk defa gördüğüm bir insana böyle bir tepki vermek benim için bile biraz fazla münasebetsizce (şımarıkça?!) oldu.
Bu sabah klasik olarak işte, tanışma faslı yaşandı derste ve o çocukcağız da sınıfta öyle beni görünce bir an suratı düştü. Sonra hoca herkesten yanındaki bir kişiyi tanıtmasını istedi ve bize 10 dakika verdi. Bu arkadaşın yanındaki kız sıra ona gelince " Er studiert Molekülerbiologieundgentechnik an der TU İstanbul. " dedi çocuğu göstererek. Çocukla aynı okulda olmayı bırak bildiğin aynı fakültede okuyormuşuz.
Neyse, bakalım tanıdıkça neler olacak!
Tschüss
1 Temmuz 2012 Pazar
Daima Enerji veya Hız ile Alakalıdır
Bir soru sorabilir miyim size gerçekten? Tam anlamı ile buradan sormak istediğim bir soru. Yolunuzu kaybetmek üzere gibi hissettiğimiz anlarda ki o an bu dakika benim için, bir şekilde asıl yolumuza sürükleniyor olabilir miyiz?
Bildiklerime güvenmediğim de hep sözlere ve hislere güvendim ama tükendiğinde cephanem ne yapacağımı bilmiyorum? Bir blog üzerinden tavsiye istemek ne kadar sağlıklı? Cevabı gayet açık...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Takipçiler =)
Gelenler Gidenler










































